Milyarlarca yıl önce Dünya'da yaşamın ortaya çıkmasından önce, Mars belki de göllere ve okyanuslara sahipti. Bazı bilim insanları, mikropların gezegenler arasında seyahat etmiş olabileceğini düşünüyor. Yeni bir çalışma, bu şaşırtıcı hipotezi ciddi bir şekilde yeniden gündeme getiriyor.

Mars, on yıllardır bilim insanlarını büyülüyor. Bugün çöl ve buzla kaplı olan kırmızı gezegenin geçmişi çok farklıydı. Son araştırmalar, Mars'ın bir zamanlar büyük miktarda sıvı su barındırdığını öne sürüyor. Jeolojik ipuçları, 3.3 milyardan fazla yıl önce büyük bir okyanusun kuzey yarımküresinin büyük bir kısmını kapladığını düşündürüyor.

Bu su zengini ortamlar, yaşamın ortaya çıkması için elverişli kabul ediliyor. Bazı son çalışmalar, NASA'nın Viking misyonlarının 1976'da biyolojik belirtiler tespit etmiş olabileceğini öne sürüyor, ancak bu sonuçlar daha sonra reddedildi. Bu bağlamda, başka bir hipotez araştırmacıları giderek daha fazla cezbetmekte: Dünya'daki yaşam burada ortaya çıkmamış olabilir, başka bir gezegenden getirilmiş olabilir.

Mikropların Bir Çarpma Sonrası Hayatta Kalabileceğini Gösteren Bir Çalışma

Son bir çalışma, bu fikri destekleyen yeni bir argüman sunuyor. PNAS Nexus dergisinde yayımlanan çalışma, bazı bakterilerin aşırı koşullara karşı olağanüstü dayanıklılığını inceliyor. Araştırmacılar, son derece düşmanca ortamlarda hayatta kalma yeteneği nedeniyle "Conan bakteri" olarak adlandırılan Deinococcus radiodurans mikroorganizmasını inceledi.

Asteroit çarpması koşullarını yeniden oluşturmak için bilim insanları, bu bakterileri iki çelik plakanın arasına yerleştirdi. Ardından, yaklaşık 480 km/s hızla bir mermi ateşlendi ve uzayda bir çarpışmaya benzer basınçlar oluşturuldu. Mikroplar, karasal okyanusların dibindeki basıncın yaklaşık 30 katı olan 3 gigapascal'a kadar basınçlara maruz kaldı. Ancak bakterilerin büyük bir kısmı bu şoka rağmen hayatta kaldı.

Araştırmacılara göre, çarpma sırasında uzaya fırlatılan kaya parçaları, mikropları bir gezegenden diğerine taşıyabilir. Bu hipotez, litopanspermia adıyla bilinir. Hayatın, şiddetli çarpışmalardan kaynaklanan kayalara tutunarak uzayda seyahat edebileceğini öne sürer. Bu senaryoyu doğrulayan doğrudan bir kanıt henüz yok, ancak bu sonuçlar böyle bir transferin mümkün olabileceğini gösteriyor.